Soğumaya Bırakıyoruz.
- demet atay
- 7 Tem 2023
- 1 dakikada okunur
İnsan denilen varlık ne tuhaf!
Daha dün seni heyecandan heyecana sürükleyen şey/kişi/durum bir bakmışsın en sevimsiz en tahammülü zorlayan tarafa geçmiş oluyor.
Kendin çoğaltıp kendin azaltıyor, toplayıp çıkarıyorsun.
Bir kelimenin yanlış telaffuzu , bir göz devirmenin yakışmazlığı, sana kurduğu hoyratça kelimeler ve incelikten yoksun tavrını görüyor, hissediyor ve diyorsun ki; nasıl…?

Nasıl içindeki kelebeği harekete geçirenin o olduğunu düşünür ve düşlersin onu. Sonra yeniden fark ediyorsun ki, duygunun adı zaten, sensin. İçindeki kelebek senin. Senin emrinde. Nereye uç dersen uçmaya, kon dersen konmaya hazır bekleyen kelebeğin sureti senin yüklediğin anlamda.
Duygular böyle bir şey mi?
Ne gördüğünden çok neyi düşlediğinle ilgili bir yığın yanılsamadan mı ibaret…
Birini tanıyıp tanımamak değil mesele. Tanıyıp gerçeğine şahit olmak da değil aslı. Aslı şu ki; kendini inandırdığın şeysin günün sonunda. Belli ki kelebeğin uçma vakti gelmiş; konacağı an’ı düşünmeden, sadece ve sadece uçuşu izlemek istiyor.
Belki de içini doldurduğumuz şey sadece ruhumuzun eksiğidir. Sabırsız bizlere de “al sana işte.”dedirtmeyi bekleyen nahoş sürprizidir hayatın.
Bu sebeple yeniden doğuşumuza, yanılsamaların idrakını vardığımız an’a ve yeni uçuşlara gebe mutlu zamanları düşlemeye devam.
Şairin de anlatmaya çalıştığı ve dillere pelesenk olduğu gibi; hayat kısa uçan uçuyor. :)
Hüzün kovan kuşuma selamlar.
Biraz daha bekle gelmeyi.
Ben haber ederim!




Yorumlar