top of page

Yine küçük ama kusulması gereken bir hikaye anlatacağım size…


Slyvia’yı hatırlarsınız. Hani bizim göğü kovalayan deli kız. İşte o. Hayat ona kurnazlığı bir türlü öğretemedi, çokça denk geldi böylelerine ve fakat beceremedi onlar gibi olmayı. Kaybeden oldu bu sebeple. Oturmadı üstüne. Sinsi olabilseydi eğer, yüze gülüp bir de… sobeleyen o tarafa geçebilir yakalardı da avını en temizinden.


Bilemedi ama bunun kazandırdığını. Kişi kendinden bilir ya hep, hesapları tutmadı.

Oysa çıkmadıysa iyisi karşına öğretilmediyse doğrusu ve öğretemedinse vicdanına, hepi topu pul kadar olduğunu - heybene koyduklarınla göçüp gidebileceğini öte tarafa, ancak Avcı olursun bu hayatta. Ezip geçmeyi mübah saydığın taraf doyurur seni ve ruhunu. Bu uğurda insan harcamak, avcının mesaisidir; yeter ki eksilmesin kendisi ve göz ettiği menfaati.


Slyvia oldu mu size av…Sanıldı ki kolay lokma. Etinden sütünden faydalanırken bir de kirli hesaplara geçecek göğü arayan kızın adı.

Slyvia, gök dolmasın da delinsin geçsin içinden. Uymasa da bu alem ve alem-i beşeriyet, öğretmiştir av olmak sana ustalığı. Dene bakalım boğazında kolay lokmayı.

Bir kere de sen alt et avcı gibi görünen kara şeytanı.


Pencereyi kapama Slyvia, gök dolabilir içeri. Ve bil ki seni sen yapan her şeyin, Avcı olamayacak kadar başkaca. Belki öğrenirler seninle yol buyu uzanan gülleri koklamayı, öğretirsin belki ezmeden de geçip gidilen yolları, fısılda onlara da ava giden avlanmasın mazallah… ⠀

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

  • Instagram

©2022, Laps Sanat! tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page