Sylvia Vedaya Hazırlanıyor...
- demet atay
- 1 Kas 2024
- 2 dakikada okunur
Yeni bir 'ben' yaratmak en sancılısı Sylvia.
Tutunduğun her şeyden vazgeçmek, hatalarınla yüzleşip kendi kabuğuna çekilme vaktinin geldiğini geç de olsa anlayıp yola koyulmak ve yeniden doğmak en sancılısı.
Hazır mısın bu yolculuğa?
Sylvia hepinizin malumu.
Kalbinin ritmiyle konuşan, ruhunun derinliklerinde seven hiç büyüyemeyen çocuk kadın.
Lekelenmemiş güzelliğiyle ışıldıyan, kendi bahçesine çiçek olup; komşu topraklara filiz olmaya yüksünmeyen, canından çok veren haylaz kızımız Sylvia...
Bugün onu hüznün dalgasında yakaladım.
Güvenir kendine, yüreği yeter sanıp korkusuzca atılır dibini görmediği sulara.
Kafasında bir şarkı söyler, eşlikçilerini arar yolunda.
Ama bugün.. ne sesi var ne sözü sandım önce. Dalgaların arasında salınan bedeni, ölü bir tanrıçaydı. Yenilmezliğin şairliğine soyunan Sylvia, kederin ağır yükünü kusar gibiydi azgın sulara. Teslimiyet zincirine tutunmuştu sıkı sıkıya. Sanki içindekileri döküp, yeniden fısıldayacaktı ruhuna; 'Zamanın izlerini yok et... yarım kalan şarkının melodisi dinsin ruhunda. Omzunda taşıdığın solgun umudun, paramparça olup gizli bahçeni talan etmişken yerle bir et toprağını. Yok edip bul yeniden kendini...!
Bir yıldızın sönüşü sandım onu izlerken. Bu kez bu kızı kimler incittiyse dipsiz karanlığa yolcu etmişler dedim. Fakat hayır, Sylvia azgın suların eşiğinde, kırık düşlerinin tamirine girişen bir bilge gibi sarıldı kendine, yorgun kalbini aldı avuçlarına can verdi yeniden. Karanlığın yankısını defetti kendinden.
Yine şaşırtmadı bizim kız anlayacağınız.
Yolundan şaşmış, hırpalanmış kaybolmuş bir süre ve fakat dönmüş özüne.
Yeniden doğumunun şerefine; göklere haykırıyor; hüzün kovan kuşumu gönderin bana diye... İşte bu yeni hikayelerin çağrısı diyorum işitip.
Yenilmiş. Kırılmış, dökülmüş ama kalbinde pes etmemenin mührü, kendine en sadık misafiri-inancıyla yeniden doğmaya niyet etmiş çocuk kadın.
Unutma Sylvia,
Karanlığın son yankısını usulca savurur, pencereyi kapamazsan gök dolabilir içeri.
Rüzgarla yine konuşup, ay ışığının eteklerinde salınırsın eskisi gibi.
Yeter ki kapama pencereyi.
Küllerinde saklı bir hikaye, kırmasın cesaretini.





Yorumlar